ODALARIMIZ

Oda kelimesi, ilk anda evin ya da dairenin bir bölümünü hatırlatsa da sosyal hayatta önemli görevler üstlenen mekanlardır. Özellikle oda denince kültürümüzde sosyal işlevi olan, çok önemli yapılar akla gelir.

Odalar, Allah rızası gözetilerek, uzaktan yakından gelenlerin ihtiyaçları karşılanacak şekilde dayanmış, döşenmiş tek odalı binalardır. Bu isimle belirgin hale gelmeleri de genellikle tek ya da iki odadan müteşekkil olmalarıdır. Bölümler halinde yapılmış dolaplarında yataklar, yorganlar, battaniyeler hazır vaziyette bekletilir. Dolayısıyla bu yapılar garibin, yolda kalmışın, kimsesizin sığınağı, özellikle uzun kış geceleri mahalleliyi bir araya getiren, ahlak ve eğitim yerleridir.

Ulaşım vasıtalarının yaygın olmadığı dönemde ortaya çıkmış olan odalar, bir nevi kervansaray rolü üstlenmiş mekanlardır. Yolu düşen herkese kapılarını açmış, dinlenmesi, gecesini rahat bir biçimde geçirmesini sağlayacak şekilde yapılandırılmışlardır. Sadece insanlar değil hayvanlar bile düşünülmüş onların barınması için de özel yerler bile yapılmıştır.

Emirhisar köyünün sosyo-kültürel yapısında önemli bir yer tutan odalar, bu gün bile işlevlerini devam ettirmektedir. Köyde hemen hemen her sülaleye ait bir oda bulunmaktadır. Odaların her türlü bakımı, yakacak giderleri, yiyecek temini oda sahipler tarafından karşılanmaktadır.

Özellikle namazlardan sonra yabancı varsa, cami bahçesinde oda sahipleri tarafından takip edilir. Misafire herkes “hoş geldin” der. Hal hatırı sorulur. Şayet köyden bir yakını olmadığı anlaşılırsa, Oda sahipleri tarafından yemek için odaya davet edilir. Misafir yedirilir, içirilir varsa bir işi, görülmesi için yardımcı olunur. İşi bitmediyse geceleyin odada misafir edilir.

Kuruluş dönemlerinden itibaren odalar, çerçilere, kalaycılara, tuhafiyecilere, inşaat usta ve işçilerine, Sandıklıya ulaşmak isteyen uzak köylerden gelenlere barınak ve sığınak olmuştur. Ayrıca köy ticârî hayatının da kalbi olmuştur denilse mübâlağa edilmiş olmaz.

ODALARIN SOSYAL YÖNLERİ

Akşam yemeğinden sonra odalara gitmek özellikle orta yaşın üzerindeki erkekler için bir adettir. Odaya girilince önce selam verilir. Selam odadakiler tarafından alınır. Yeni gelen oturduktan sonra, odada bulunan herkes tarafından “merhaba” demek önemli bir gelenektir. Özellikle çocuklara da merhaba denmesi, onları onurlandırır. Normal insan havası verilerek değerli oldukları ve dikkate alındıkları mesajı verilir. Böylece sorumluluk duygusu kazanmalarına ve ona göre olumlu davranış sergilemelerine katkıda bulunulmuş olur.

Hazırda bir içecek varsa içilir. Kısa bir hasbihalden sonra abdestler alınır. Yatsı ezanı okununca camiye gidilir. Cami çıkışı yad-yabancı varsa bu misafirler de odalara davet edilir. Yatsıdan sonra özellikle mahallenin diğer büyükleri de odaya teşrif ederler. Başlangıçta özellikle yabancılara söz hakkı verilir. Onlara değişik konularda sorular sorulur ve bilgiler alınır. Böylece köyün dışında ne olup bittiği öğrenilir. Özellikle bu fasıl, yeni şeyler öğrenmek için çok önemlidir. Sohbet konusu köylünün bilmediği bir tarım aleti olabildiği gibi, sosyal, kültürel, dini, ahlakî konular hakkında da olabilir. Bu arada kahve ve çay önemli bir ikramdır.

Geceleyin odada ağırlanacak misafir yoksa, kısa genel bir hal hatır sonra günün genel bir kritiği yapılır. Her zaman olmasa bile, zaman geçirmeye yönelik değişik oyunlar oynanır. Mesela yüzük saklama oyunu bunların en meşhurlarındandır.

Yakın köy ve kasabalardan bilhassa kış mevsiminde karşılıklı ziyaretlerin odak noktasını yine odalar oluşturur. Bu ziyaretler esnasında karşılıklı olarak dost ve arkadaşlar yâd edilir, gelen köylü misafirlere ne işle meşgul oldukları, yakın dost ve arkadaşlarının halleri, sağlıkları sorulur. İlerleyen vakte kadar sohbetler edilir. Bir başka zamanda, başka bir ziyaretle bu sosyal ilişkiler devam ettirilir.

Köyde rahmeti Rahman’a kavuşanların arkasından “yeri” “kırkı” “yılı” adı altında akşam namazını müteakip, cenaze yakınları tarafında odalarda yemek verilir ve mevlit okutulur. Bu yemeklere tüm köy halkı davet edilir. Fakir zengin bir arada yemek yenir. Böylece dayanışmanın en güzel örnekleri sergilenmiş olur. Artık bu tür âdetler günümüzde odalardan daha ziyade, evlerde icra edilmektedir.

Düğünler için getirilen çalgıcılar da cumadan pazar gününe kadar odalarda misafir edilirler. Bu esnada nadir de olsa eğlenceler yapılır.

Bazen Odalarda “ferfine” adı verilen ortaklaşa katılımlarla yapılan yemekler yenilerek hoş vakit geçirildiği de olur. Bu adet geceleyin ve özellikle de kış gecelerinde yapılır.

BAYRAMLARDA ODALAR

Bayramlar yaklaşırken odalarda temizlikler yapılır, bayram ikramları için gereken malzemeler temin edilir. Zira odalar Emirhisar’da bayram coşkusunun merkezini teşkil ederler.

Bayram günü bayram namazından sonra odalara gidilir. Her evden bayram için hazırlanmış yemekler getirilir. Bunlar tasnif edilerek oluşturulan sofralara dağıtılır. Önce çorbalar sonra sulu yemekler ve tatlılar yenilir. Sonra yemek duası edilir. Büyüklerin elleri öpülerek ilk bayramlaşma odada yapılır. Sonra gençler odalardan ayrılarak diğer odalarda bulunan büyüklerle bayramlaşmaya giderler.

Her odanın büyükleri birinci bayram günü odada bulunur ve bayramlaşmaya gelen çoluk-çocuk, genç, ihtiyarı misafir ederler. Odaya bayramlaşmaya gelen herkese şeker, (maalesef kötü bir alışkanlık olan ve bir türlü vazgeçilemeyen ayrıca köyün gençlerini çok küçük yaşlarda bağımlı hale getiren sigara) çay ve kahve ikram edilir. Köydeki yaşlılar hariç hemen hemen herkes odaları gezerek, orada bulunanlarla bayramlaşırlar.

MEVCUT ODALARIMIZ

Şuan da mevcut olan ve tarihî misyonlarını az-çok devam ettirmeye çalışan odalarımızı kısaca tanıtalım.

1-Bayram Alilerin/ Halıların Oda

Köyde aktif olan odaların başında gelir. Adını sülalenin ileri gelenlerinden olan merhum Bayram Ali’den alır. Onun vefatıyla odanın tüm yükümlülükleri oğulları özellikle de büyük oğlu Hacı Ali Bey tarafından yerine getirilmiştir. Onun vefatıyla küçük kardeşi Hacı Kırlı Ahmet ve Hacı Hasan Hüseyin bu sorumluluğu yüklenmiştir. Bunların da vefatlarıyla şu anda odanın sorumluluğu Bayram Ali’nin torunları sürdürmektedir.

2- Hacı Veli-Hacı Hüseyinin Oda

Hacı Veli ve Hacı Hüseyin tarafından kurulan bu oda, son 5-7 yıldır torunlarının gayretleriyle Ramazan aylarında ve kış aylarında gençlerin toplandığı oda özelliğine sahiptir. Çevrede olup bitenler, ahlâkî ve edebî konular, bazı tarımsal alanlardaki yeni teknikler sohbet konuları arasında yer alır.

3-Ümmet Çavuşun Oda

Merhum Ümmet çavuşun kurmuş olması nedeniyle bu adla anılır. Hacı Ümmet okumayı seven bir insan olması dolayısıyla, sağlığında burada pek çok kitap okumuş özellikle Hacı Tuğlu Süleyman ve Hacı Rıza da onun dinleyicileri olmuşlardır. Bu kitapların bir kısmının odada olması muhtemeldir. Şu sıralarda oğulları tarafından işletilen oda, özellikle bayramlarda aktiftir.

4-Ak Hasan’ın Oda

Hacı Ak Hasan tarafından kurulduğu için bu adla anılır. Şu sıralarda oğulları Hacı Cemal, Hacı Nuri ve Hamdi Türk tarafından işletilmekte olup özellikle bayramlarda ve kış gecelerinde aktiftir. Gündem genellikle oda müdavimlerinin Sandıklı irtibatının fazla olması dolayısıyla mahalli haberlerdir.

5- Hocaların Oda

Hocalar sülalesinin erkeklerinin gittiği oda olması hasebiyle bu adla anılmaktadır. Oda genellikle bayramlarda faaldir.

6- Hacıların Oda

Hacılar sülalesinin erkeklerinin gittiği oda olması nedeniyle bu adla anılmaktadır. Sadece bayramlarda faaldir.

 

Zikri geçen odaların dışında, fizîken de mevcut olmayan Öğretmenin odayı da burada zikredebiliriz. Oda artık acısıyla, tatlısıyla, hatıralarıyla tarih olmaktan kurtulamamıştır.

Sonuç olarak ulaşım vasıtalarının sadece hayvanların olduğu ve kitle iletişim araçlarının hemen hemen hiç olmadığı bir dönemde ortaya çıkmış olan odalar, bir nevi kervansaray rolü üstlenmiş mekânlardır. Garibin, yolda kalmışın, kimsesizin sığınağı, özellikle uzun kış geceleri köylüyü, mahalleliyi bir araya getiren, sosyalleşmenin odak noktası olarak görev üstlenmiş sivil toplum merkezleridir.

Emirhisar köyündeki düğünde, bayramda, mevlide, ya da cenaze zuhur edince odalar bu etkinliklerin gerçekleştirildiği mekânlar olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Ayrıca bilgi, kültür sahibi olmanın, yenilenmenin ve köy ticarî hayatının odak noktası olmaları bakımından da önemli işlevler üstlenmişlerdir. Çünkü köye gelen meslek erbabı köye yönelik yaptıkları hizmetlerde buraları üst olarak kullanmışlardır. Dışarıdan gelen bu sanat erbâbının tecrübe, bilgi, görgüsünden köylü istifade etmeyi her zaman fırsat telâkkî etmiştir.

Okt. Dr. Ramazan Kazan

 

 

©2005